Almere

2008 yılı eylül ayında 2 günlük bir Hollanda seyahatim oldu. Finspor‘da çalışırken Tunturi marka kondisyon cihazlarının Türkiye temsilcisiydik, yeni ürünleri tanıtmak için bir toplantı organize ettiler ben de 2 gün sürecek bu toplantılar için Hollanda’ya uçtum. Amsterdam havalimanında beni bekleyen aracıma binip Almere kasabasına doğru yola çıktık. Yaklaşık 1 saatlik bir yolculuk sonrası Almere’deyiz. Bu kasaba Amsterdam’ın sakin kalmış bir noktası. Bir gölün kenarına kurulmuş bir cennet. 



Almere


Konakladığım otel Apollo Hotel Almere, göl kenarında muhteşem manzarası olan bir otel. Çevresinde bol miktarda alışveriş merkezi ve bir de tren istasyonu var. Buraya Amsterdam havalimanından bineceğiniz tren ile de ulaşabilirsiniz…. 



Dediğim gibi otelin etrafında bol miktarda alışveriş merkezi var ancak benim Almere’ye varışım akşamüstü olduğundan çoğu yer kapalıydı. Sadece sokaklarda gezebildim, resimlerde göreceğiniz gibi burada akşamları hayat yok …

Tunturi 



2. gün toplantılar başlıyor. Tüm ülke temsilcileri aynı otelde kalıyoruz, Tunturi temsilcisi Tino sabah kahvaltıda bize eşlik ediyor ve hepimiz tanışıyoruz. Kahvaltı sonrası otobüsler ile fabrikaya hareket ediyoruz. Tüm gün eğitim var …

 


Bu kadar eğitimin ardından bize bir süprizleri olduğunu söylüyorlar, otele gidiyoruz üzerimize rahat birşeyler giymeliymişiz. Kimse nereye gideceğimizi bilmiyor ben biraz kararsız kalıp etek giyiyorum, büyük bir hata yaptığımı bilmiyordum o anlarda ….

Otobüslere biniyoruz, yaklaşık 3 saat yolculuk sonrası yemyeşil bir cennetin içindeyiz. Tino beklenen açıklamayı yapıyor, Danimarkada’yız ve golf oynayacağız 🙂 Şu Avrupa’lılar gerçekten çok ilginç insanlar 3 saat yol gidip başka bir ülkeye sadece golf oynamak için gidebiliyorlar…. 

Yol boyunca muhteşem manzaranın resimlerini çekmeye çalışıyorum, o sırada Danimarka’da olduğumu bilmiyordum tabi 🙂



Golf Turnuvası

Hepimiz golf sahasının ortasında toplanıyoruz. İtalya temsilcisi Silvio hariç kimse daha önce golf oynamamış. Yetkililer bize kısa bir eğitim verip sopaları elimize tutuşturuyorlar. Ben, Fransa temsilcisi Miguel ve adını hatırlayamadığım 2 Slovenyalı ile beraber 4 kişilik grubumuzu oluşturuyoruz. Top atma konusunda pek başarılı olmasam da ekip arkadaşlarımın deliğin yanına kadar getirdiği topu deliğe sokma konusunda çok başarılıyım 🙂


Grubum : Fransa + Slovenya + Belçika

Golf çok zevkli bir oyunmuş aslında, 2 saatlik oyunda zamanın nasıl geçtiğini hiç anlamıyorum …

Malesef kazanan takım olamıyoruz ama hepimizin ödülü aynı, muhteşem bir yemek bizi bekliyor. Golf tesisinin restoranına gidiyoruz. Tunturi ekibi çoktan gelmiş içeride bizi bekliyorlar. Hep beraber eğlenceli bir yemek yiyoruz….

Yemek sonrası tekrar yollara düşüyoruz ama bu sefer uzun yol boyunca uykuya dalmaktan alıkoyamıyorum kendimi…. Ertesi gün yarım gün eğitime devam edeceğiz ama önce otelden çıkış işlemlerimizi yapıp valizlerimiz ile beraber fabrikaya geçiyoruz. Ama yola çıkmadan önce göl manzarasının son bir kez fotoğrafını çekiyorum.


Eğitim sonrası gruplar halinde yola çıkıyoruz, hepimiz için son durak Amsterdam Shippol Havalimanı. Burada vedalaşıyoruz. Benim için uzun sürecek bir free shop çılgınlığı sonrası uçağıma binip İstanbul’a geri dönüyorum.



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir