Frankfurt

2007 ve 2008 senelerinde Ambiente fuarı için 2 kere Frankfurt’a gittim. Frankfurt benim yurtışına çıktığım ilk şehir, dolayısıyla Almanya da ilk ülke… İlk deneyimim bayağı heyecanlıydı, yanımda patronumla gitmiştim ve 22 yaşındaydım. Patronum Erol Bey havaalanından itibaren beni yurtdışı seyahatleri konusunda eğitmeye başlamıştı. Check-in şöyle yapılır, pasaportu polise uzatırken vize sayfasının arasına çıkış harcını koyarsan işi kolaylaşır vs … 



2007 yılındaki bu ilk seyahatimde tüm zamanım fuar alanında geçtiği için hiç ama hiç gezme fırsatım olmadı. Otele döndüğümüzde akşam olduğu için Almanya’nın bir gerçeği olan çalışma saatlerinde ciddiyet dolayısıyla da herhangi bir yeri gezme imkanım olmadı. Sadece otel çevresindeki restoranlarda yemek yedik o kadar. Bu sebeple gezi notlarım için 2008 senesine atlıyorum …


2008 yılının Şubat ayında bu sefer patronum kızı Benan ile yollardayım. Aradan geçen 1 sene bana çok şey kattı, defalarca yurtdışına çıkmış biriydim artık ve görevim fuar deneyimini veliahtımıza öğretmekti 🙂 


Bad Homburg


Frankfurt havalimanında bizi şoförümüz Ömer bey bekliyor. Hemen konaklayacağımız Bad Hamburg bölgesine geçiyoruz. Geçen sene kaldığım Maritim Hotel yerine bu sefer daha şirin görünümlü The Park Hotel‘e rezervasyon yaptırdım. 




The Park Hotel

Otelimize varış yapıp ilk günü dinlenerek geçiriyoruz. Sonra Benan ile beraber otel çevresini dolaşıp ilk gün yemek tercihini Pizza Hut olarak yapıyoruz. Sevgililer günü dönemi olduğu için tüm sokaklar süslenmiş ışıl ışıl ama saat 18:00 oldumu hayat bitiyor. Alış veriş yapabilmenin imkanı yok. Herhangi bir dükkandaysanız tezgahtar kibarca dışarı çıkmanızı istiyor, şans eseri 5 dakika kala dükkana girmek üzereyseniz eğer de yine aynı şekilde içeri girmeniz engelleniyor, çıkmak üzereyim girmeyin diyor tezgahtar… Bu bana ilk gittiğimde de çok tuhaf gelmişti, Türk milletine ne kadar aykırı bir gerçek değil mi :)))


Frankfurt


Ertesi sabah Ömer eby gelip bizi otelden alıyor ve direk Frankfurt’a Messe fuar merkezine gidiyoruz. Bugün standımızı kurup yerleştirmemiz gerekiyor. Mehmet Sunder fuar standı konusunda bize yardımcı oluyor, işçileri biz geldiğimizde stand kurulumunu bitirmek üzereydi. Organizasyon firması malzeme sandıklarını da getirince Benan ile beraber kutuları açıp yerleştirmeye başlıyoruz. Yaklaşık 2-3 saat sonunda standımız hazır 🙂


Fuar alanından ayrılıp Frankfurt merkeze gidiyoruz Benan ile, bugün gezmek ve alış veriş yapmak için tek günümüz 🙂 Taksi ile giderken panaromik bir Frankfurt turu atıp kendimizi İstiklal Caddesi benzeri bir meydanda buluyoruz. Önce yemek hemen ardından da alışveriş turu sonrası otelimize geri dönüyoruz. 



Ambiente Fuarı


Ambiente fuarı züccaciye sektörüne yönelik ve sektörün önde gelen fuarlarından. 4 gün süren fuar çok yorucu geçiyor benim için. Standımıza gelen çok sayıda ziyaretçinin yanı sıra fuara katılmış olan tedarikçilerimin standlarını da ziyaret etmem gerekiyor. Mehmet Sunder ilk 2 gün fuarda bizimle kalarak çok yardımcı oldu. Sonraki 2 gün de İstanbul’dan Ahmet bey ve fabrika mühendisimiz de bizlere katıldılar … 

 

Bad Homburg’da pizza ile geçiştirdiğimiz ilk günden sonra otelin La Tavola isimli restoranını keşfediyoruz ve kalan tüm günler abonesi oluyoruz bu şirin İtalyan restoranının. Gerçekten çok şirin ve çok leziz yemekleri olan bir mekan. Tabi bu seyahat sonrası bana 1-2 kg eklemiş olabilir bu mekan ama gerçekten değdi diyebilirim 🙂

 

 



Frankfurt seyahatimiz fuarın bitimiyle son bulunuyor. Yine Benan ile beraber free shop çılgınlığı yaparak eğlenceli bir dönüş yolculuğı yapıyoruz. Yolum bir daha Frankfurt’a düşmedi ve düştüğü zamanlar da sadece bu kadar gezebildim. Size yardımcı olabilecek bazı bilgiler paylaşabildiysem ne mutlu …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir