Hong Kong – 2

Hong Kong benim en sevdiğim seyahat rotası ve ben 2008 yılında tekrar Hong Kong’u seyahat etme şansına erişiyorum. Bu seferki yazımda Hong Kong ile ilgili çok detay vermeyeceğim, detaylar için 2007 yılındaki seyahat notlarımı okuyabilirsiniz.



Öncelikle bu seferki seyahatimin ilk seferkinden çok farklı olacağını belirtmek isterim. Bu sefer tek başımayım ve Guangzhou’dan tren ile Hong Kong’a geçtim. Kanton Fuarı sonrası buradaki Sports Source Asia fuarına katılmak için trenle Hong Kong’a geçtim. Tren biletini yanlış hatırlamıyorsam 20 USD karşılığında fuar alanında aldım. Tren çok konforlu, yaklaşık 2 saatlik yolculuk sonrası Hong Kong’a ulaştım. 2007 yılındaki seyahatim sırasında Hong Kong Island tarafında kalmıştım, bu sefer Kawloon tarafındaki bir otelde kalacağım. Taksi ile otele geçiyorum…

 

Cadılar bayramı zamanında Hong Kong’tayım. Her taraf bal kabakları, cadı süpürgeleri ve benzeri şeylerle süslenmiş durumda. Hava her zamanki gibi çok çok sıcak. Taksi ile Times Square meydanındaki alış veriş merkezine gidiyorum, burada yemek yiyip hemen sokaklara atıyorum kendimi. Hong Kong sokaklarını çok iyi bilirim, hemen alış veriş yerlerine bir göz atıp neleri nereden alacağıma karar veriyorum, hepsine daha sonra tekrar uğrayacağım 🙂


Otelden bir harita alıyorum ve fuara gidecek servislerin kalkacağı Tsim Sha Tsui gidiyorum. Bu yolun pek de iyi bir fikir olmadığını oraya vardığımda görüyorum çünkü neredeyse 1000 kişi servis bekliyor ve yarım saatte bir gelen her servis sadece 50 kişi alıyor 🙂 Bu demek ki akşama kadar beklesem yine de binemeyeceğim servise. Hemen bir Japon ile muhabbet kuruyorum ve beraber metro ile gitmeye karar veriyoruz. Fuar alanı şehrin diğer tarafında ama olsun eminim eğlenceli bir yolculuk bizi bekliyor.

Elimde fuar davetiyesi ile beraber gelen metro biletleri var, Hong Kong’ta herkes İngilizce bildiği için yol sorma problemimiz de yok. Beraber giriyoruz metroya. Yanlış hatırlamıyorsam 4 hat değiştirerek 1 saatlik yolculuk sonunda fuar alanına ulaşıyoruz.


Fuar alanına ulaşıyorum ancak tam bir hayal kırıklığına uğruyorum. Toplam 1000 m2 kadar bir alana kurulmuş son derece başarısız bir fuar organizasyonu. Fuarın tamamını gezmem ve gerekli yerlerle birkaç görüşme yapmam toplam 2 saatimi alıyor. Ama Hong Kong seyahatim için 3 gün ayırmıştım, bu da demek oluyor ki burada gezmek için hala 2 günüm var 🙂



Victoria Peak

Metro ile şehir merkezine dönüyorum. Nereye gitsem acaba diye düşünürken, bu yağmurlu havada yapılabilecek en iyi şeyin Victoria tepesine çıkmak olduğuna karar veriyorum. Geçen geldiğimde tarihi tramvay ile çıkmıştım ama bu sefer otobüse biniyorum. Bindiğim otobüs sanırım tüm Hong Kong’u gezdi çünkü bir saatten fazla sürdü tepeye çıkmamız. Ama otobüs iyi bir seçim olmuş, daha önce görmediğim birçok yeri görme fırsatım oldu.



Önce tepenin etrafında biraz geziyorum ve muhteşem manzarayı fotoğraflıyorum. Akşam olmak üzere ve hava yağmurdan dolayı biraz puslu. Ama liman manzarası bu puslu havada bile çok güzel …


Etrafta biraz gezindikten sonra Peak adlı alışveriş merkezine girip bir yemek molası veriyorum. Ardından biraz alışveriş ve son olarak terasa çıkıp bu muhteşem manzarayı Hong Kong’un en yüksek noktasından izliyorum …

Ladies Market

Otobüs ile tekrar şehir merkezine inip metroya doğru yürüyorum. Metro ile otele döneceğimi düşünürken durak isimlerinin yanında “Ladies Market” yazısını görünce beynimde şimşekler çakmaya başlıyor 🙂 Yorgunluğumu unutup hemen o durakta iniyorum ve gece pazarına doğru yöneliyorum. İşte en sevdiğim yer; kalabalık dar sokaklarda yürümeye başlıyorum. Önce Sadık‘ın siparişleri için araştırma yapıyorum sonra da elektronikçileri geziyorum. İlk günden bu kadar yorulmak yeter, bir taksi ile otele dönüyorum…



Alışveriş


Hong Kong’da ikinci günüm tamamen boş, bugün Mo Lin tapınağına gitmek istiyorum ama bu sefer denizden değil çok meşhur olan teleferik yolu ile gitmek istiyorum. Bunun için metroya biniyorum ve tramvayın kalktığı yere kadar metroyla gidiyorum. Metrodan inince bir cennete düşeceğimi bilmiyordum. Dışarı çıkıyorum kerşımda Nike fabrikası, sağa dönüyorum Adidas fabrikası, sola dönüyorum Puma fabrikası… Tam ortalarında da büyük bir Outlet bu üç fabrikanın ürünlerini satıyor. Teleferiği falan unutup hemen içeri giriyorum. Gerçekten inanılmaz bir indirim var içeride, bu bölgenin adını hatırlasam size söylemek isterdim ama malesef hatırlayamıyorum. Ama Mo Lin tağpınağına giden teleferiğin kalktığı yeri bulursanız bu outlet merkezini de buldunuz demektir. Sanırım 5 spor ayakkabı, sayısız t-short ve birkaç spor çanta alıyorum ama tamamına 100 USD bile vermiyorum 🙂


Mo Lin Tapınağı / Teleferik / Buda


Alışveriş molasının ardından teleferiğe biniyorum ve dağları aşmaya başlıyorum. Yaklaşık 30km bir yolu havadan tırmanmaya başlıyoruz, yolculuğum tek kişilik kabinde yaklaşık 1 saat sürüyor ama manzarayı izlerken vaktin nasıl geçtiğini hiç anlamıyorum …

 



Dağları ve denizleri aşıp tepeye ulaşıyoruz. Teleferikten indiğimde beni dünyanın en büyük Buda’sı karşılıyor … 


Daha önce gelmediğim bir noktadan başlıyorum bu sefer gezmeye, Mo Lin tapınağına gelmeden önce turistik bir bölge var, restoranlar, hayvanat bahçesi, yürüyüş caddesi gibi güzel mekanlar var …



Yürüyerek tapınağa doğru yöneliyorum. Geçen sene geldiğimde hava çok kötüydü yukarıdan manzara neredeyse hiç görünmüyordu, ama bu sene şanslıyım, hava çok güzel bu yüzden manzara da çok güzel …. Önce aşağıda biraz turluyorum, sonra da Buda’ya doğru merdivenleri tırmanıyorum ….





Buda ziyaret sonrası tekrar merdivenlerden iniyorum ve bu sefer tapınağa gidiyorum. Bu tapınak rengarenk oluşuyla benim her zaman çok beğendiğim bir yer ve yine çok kalabalık …





Buda’yı ziyaret edip tapınağı gezdikten sonra tekrar aynı yoldan teleferiğe doğru yöneliyorum. Biraz sıra beklemem gerekecek dönüş için ama sıradaki minik Çinli kız benim bu süreyi güzel geçirmemi sağlıyor, gerçekten çok şirindi …



 Teleferik sonrası tekrar metroyla dönüyorum. Dönüş yolunda Asya’nın en yüksek binasının da yanında geçiyorum ve bu anı kaydediyorum 🙂


Hong Kong gezim böylece bitmiş oluyor, tren ile geldiğim bu şehirden uçak ile dönüyorum ….


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir