Abant’ta iki mevsim

 
Dört mevsimde dört ayrı güzellik : Abant
 
Dört mevsim değil ama iki ayrı mevsimde görme şansı buldum şimdiye kadar; kış ve sonbahar … İlk Abant gezimi Şubat ayında karlar altındayken yapmıştım, ikincisini ise Ekim ayının son günlerinde sararmış yapraklar altındayken yaptım. İkisi de büyük zevkti doğrusu ….

27 Şubat 2011





22 Ekim 2011
 


Abant’a ulaşım çok kolay. İstanbul’dan arabayla yaklaşık 2 saat sürüyo. Ayrıca neredeyse tüm yıl tur şirketlerinin günü birlük turlarına katılmak mümkün. Kışın karşar altında, baharda sarı yapraklar altında burada vakit geçirmek çok keyifli …
Her mevsimiz ortak özelliği ise burada yapılan mangalın tadına da doyu olmuyor 🙂

Abant karlar altında …

Şubat ayındaki ilk gezimizde her yer karlar altındaydı ve hava buz gibiydi. Sadık, ben, kardeşim Gökhan ve nişanlısı Büşra. Dördümüz bir tur şirketinin düzenliği gezi ile gittik Abant’a. Sabahın çok erken saatinde çıktık yola ve öğle olmadan vardık. 


6.5 kilometre tutan göl çevresinde tur atmanın keyfi ise bambaşka olduğunu söylemişlerdi, manzarayı ilk gördüğümüzde biz de aynısını düşünmüştük açıkçası. Şöyle bir göle bakınca hemen yürüyelim de dönelim etrafını diyorsun ama işin aslı öyle değil; yürü yürü bitmiyor 🙂 Yaklaşık 3 saat yürüdük ve yolun sonunda daha fazla adım atacak halimiz kalmamıştı. Ama şunu söylemeliyim ki, gerçekten Abant çok güzel bir yer. Göl etrafında zaman zaman inişli çıkışlı yollardan, zaman zamana orman içinden, zaman zaman da ahşap köprülerden geçerek yürüyorsunuz. Tabi aynı yolu at arabaları yada atlarla da gezme seçenekleriniz var ama manzara hakikaten muhteşem.

  

Abant yolu çok kötü bir yol değil ancak Abant tabiat parkına gitmek için otobüsün tırmandığı yola kadar viraj da yok.  Denizden 1328 metre yükseklikte, toprak kaymaları sonucu oluşmuş bir tatlı su gölü. 1.28 kilometrekarelik bir alanı kaplıyor. En derin yeri 18 metre. Her yanı ormanlarla kaplı. Hoş kokularıyla çam, köknar, kayın ağaçları çoğunlukta.

 



Abant Sarı Yapraklar Altında

Sıra geldi sonbahara….  yine bir tur firmasının özel olarak düzenlediği Mudurnu, Göynük, Beypazarı gezisinin ilk durağı öğle yemeği molası verdiğimiz Abant oldu. Kışın karlar altında gördüğüm bu cennet mekanı şimdi de sarı yapraklar altında görüyorum. Orman yeşilin her tonunun arasına turuncu ve kızıl renklerini de misafir etmiş, bana eşsiz bir manzara daha sunuyordu. 

Bu sefer göl çevresinde tur atacak kadar zamanımız yok. Izgara yanıp yemeğimiz hazır olana kadar göl üzerindeki iskelelerde bol bol resim çektik….

  

  



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir