Kapadokya

Tam bir sene önce Pegasus havayolları kış kampanyası ile aldığımız ucuz biletlerimiz ile Kapadokya’ya gitme zamanımız geldi. Kayseri üzerinden araba kiralayarak Kapadokya’ya geçeceğiz. 3 günlük (Kapadokya 2 + Kayseri 1) gezimiz için sırt çantalarımızı alıp Sabiha Gökçen havalimanından yola çıkıyoruz.
 

Kapadokya haritası


Kayseri Erkilet havalimanına vardığımızda daha önceden ayarladığımzı kiralık aracımız bizi kapıda bekliyor. Budget görevlisinden aldığımız kısa yol tarifi ile Kapadokya’ya doğru yollanıyoruz. Mesafe yaklaşık 100 km ve 1 saat içinde varmayı planlıyoruz.


AVANOS

İlk durağımız Avanos. Adını çok duymuştum ama aslında Kapadokya gibi bir yer olmadığını oraya vardığımızda anladık. Avanos tipik bir Anadolu kasabası. Kızılırmak kıyısına kurulmuş, her köşede bir çanak çömlek atölyesinin bulunduğu küçük bir yer. Arabayı park edip kasabada bir tur atalım diyoruz.

Kızılırmak



Kızılırmak nehri üstünde 3 tane köprüleri var. Avanos’a girmek için anayoldan sapınca önce taş köprüden geçiliyor. Bu taş köprünün mimari oalrak bir albenisi yok ancak köprü ayaklarındaki taşlar 500 yıllık bir geçmişe sahipmiş.

Taş Köprü


Diğer köprü bir asma köprü, yaklaşık 40 kişilik bir Japon turist grubu ile beraber bu köprüden geçiyoruz haliyle çok sallanıyoruz. 3. köprüyü malesef göremedik ama genel olarak Avanos’ta da görülecek pek bir şey yok zaten …


Avanos



Başta söylediğim gibi, Avanos çanak çömlek atölyeleri ile ön plana çıkmış. Çok sayıda bu tip dükkan var ve turistlere daha çok hitap edecek cinsten. Meşhur testi yapan çanak ustası heykeli de meydanda bulunuyor. Heykel eski bir usta tarafından yapılmış. Üstte testi yapan bir usta figürü bulunuyor.


UÇHİSAR KALESİ

Avanos’tan çıkıp Göreme istikametine doğru yola devam ediyoruz. Göreme merkezde kısa bir yol tarifi alıp Uçhisar Kalesi‘ne doğru yöneldik. Hava felaket soğuk ve feci rüzgar var. Arabayı Uçhisar Kalesinin önüne park ediyoruz. Ben etrafı biraz gezerken Sadık arabada dinlenmeyi tercih ediyor.

Uçhisar Kalesi


Etraf çok sakin, Mart ayının başında olduğumuz için henüz sezonun başlamadığını söylüyorlar. Kale etrafında hediyelik eşya dükkanları ve seyyar çerezciler var. Kısa bir tur attıktan sonra Sadık ile beraber kaleye giriyoruz. Kale girişinde müze kart geçmiyor, giriş ücreti 5 TL.


Kalenin zirvesine kadar tırmanıyoruz, yolu yorucu değil çünkü manzarayı seyrederken yorulduğunuzu anlamıyorsunuz. Zirvede sizi eşsiz bir Kapadokya manzarası bekliyor.

Kaleden inip hemen kalenin alt tarafında kalan Güvercinlik vadisinde tracking tarzı bir yürüyüş yapıyoruz ancak havanın kararmaya başlamasıyla vadinin sonuna kadar gidemiyoruz. Ancak vadi karstik oluşumlar açısından oldukça zengin.

Ayrıca Uçhisar kasabası da ayrıca gezmeye değer, tarihi taş evleri, dar sokakları ile güzel bir yer.

Uçhisar Kalesi ile ilgili detaylı bilgileri diğer blogumda bulabilirsiniz : http://kahverengitabelalar.blogspot.com/2013/03/uchisar-kalesi-kapadokya.html

 


GÖREME AÇIKHAVA MÜZESİ

Kapadokya’daki ikinci günümüzde ilk durağımız Göreme Açıkhava müzesi. Buraya girişte müze kart geçerli. Ayrıca burayı gezmek için en az 2-3 saat ayırmanızı öneriyorum.

Göreme Açıkhava Müzesi

Müze kaya içine oyulmuş manastırlar, kiliseler, şapeller, yemekhaneler, mutfaklar ve yaşam alanlarından oluşmaktadır. Bu bölge Hıristiyanlık tarihinde önemli bir kişi olan Kayseri Piskoposu Aziz Basil tarafından 4. yüzyılda bir dini eğitim ve düşünce merkezi olarak kurdurulmuş. Hıristiyanlık düşüncesine bir çok yenilik getiren Aziz Basil’in fikirleri ilk olarak burada öğretilmeye başlanmış. Bölgedeki manastır hayatı 1000 yıl kadar sürmüş.

 
 

Müzeye giriş yapınca sağ taraftan itibaren başlayarak bir gezi rotası belirlenmş. Sırasıyla tüm manastır ve şapellere giriyoruz. Herbir yerin kapısında detaylı bilgileri anlatan tabelalar var. İçeride kesinlikle fotoğraf çekmek yasak ama kaçak yollardan resim çekebiliyoruz.

Göreme açıkhava müzesi ile ilgili detaylı bilgileri diğer blogumda bulabilirsiniz : http://kahverengitabelalar.blogspot.com/2013/03/goreme-ackhava-muzesi-kapadokya.html


ÇAVUŞİN KİLİSESİ

Kapadokya bölgesi mistik ortamı nedeniyle etkileyici bir atmosfere sahiptir. Bu nedenle de bölge önemli bir dini eğitim ve düşünce merkezi olarak gelişmiş. Çavuşin Kilisesi de bu merkezlerden biri ve Kapadokya bölgesindeki bilinen en eski klisedir. Kiliseyi gezmek için müze kart ile giriş yapıyoruz, içeride kesinlikle fotoğraf çekmek yasak. Kaçak yollar ile de çekemiyoruz çünkü görevli peşimizden ayrılmıyor.

 


Çavuşin Kilisesi’ne gitmeden önce uğradığımız Çavuşin kasabası da gezilebilecek yerler arasında. Kayaya oyulmuş evler ve şapeller görmeye değer. Özellikle kasabanın tepesine çıkıp etraftaki doğal oluşumları izlemenizi öneririm.

Çavuşin kilisesi ile ilgili detaylı bilgileri diğer blogumda bulabilirsiniz : http://kahverengitabelalar.blogspot.com/2013/03/cavusin-kilisesi-kapadokya.html


PAŞABAĞ VADİSİ

Avanos – Göreme yolundan Zelve istikametine döndükten bir süre sonra Zelve’ye varmadan hemen önce Paşabağ Vadisi’ne gelirsiniz. Bu vadiye girişte herhangi bir kart göstermek yada para ödemek gerekmiyor, içeri giriş ücretsiz. 

 
Paşabağ Vadisi


Kapadokya bölgesinde benzersiz olan mantar formundaki enteresan Peribacalarının bulunduğu Paşabağ Vadisi aynı zamanda da Peribacası oluşumu ve gelişiminin de en iyi gözlenebildiği yerlerden birisidir. Ayrıca yürüyüş yolları da peribacalarının arasından geçtiği için burada yürüyüş yapmak da oldukça zevklidir.
 
 

Paşabağ Vadisi
 


Paşabağ vadisi ile ilgili detaylı bilgileri diğer blogumda bulabilirsiniz : http://kahverengitabelalar.blogspot.com/2013/03/pasabag-vadisi-kapadokya.html


ZELVE VADİSİ

Zelve Kapadokya bölgesinin en eski ve en uzun süre kullanılmış yerleşim yeridir. Hıristiyanlığın bölgede ilk yayılmaya başladığı yer olarak bilinir. İçinde manastırlar, kiliseler ve yerleşim yerleri bulunmaktadır.

 
Zelve Vadisi
Zelve Ören yeri toplamda 3 vadiden oluşuyor, 1. vadi uzunluğu 250m, ikinci vadi uzunmluğu 800m ve son olarak üçüncü vadidin uzunluğu ise 2 km. Bu bilgiyi ilk gördüğümde 3. vadiyi gezemeyeceğimizi düşünmüştüm ama başlayınca tamamını görmeden çıkamıyorsunuz buradan. Rahat kıyafetler ve ayakkabılar giymeyi unutmayın çünkü biraz tırmanmak ve değişik yerler keşfetmek isteyeceksiniz.
 
Zelve Vadisi
 
Zelve vadisi ile ilgili detaylı bilgileri diğer blogumda bulabilirsiniz : http://kahverengitabelalar.blogspot.com/2013/03/zelve-vadisi-kapadokya.html
 


DERVENT (HAYAL) VADİSİ

Devrent Vadisi çok farklı peribacası oluşumlarının gözlenebildiği özel bir vadi. Hatta bu farklılık o kadar özel ki peribacalarının şekillerinin bazı canlılara benzetilmesi nedeniyle Hayal Vadisi (Imaginary Valley) olarak da bilinir.

Hayal Vadisi

Vadiye ilk girişte sizi bu deveye benzeyen peribacası karşılıyor. Diğer peribacalarını da hayalgücünüze bağlı olarak birçok şeye benzetebilirsiniz. Mesela aşağıdaki bu koca kaya parçasını sevgili kocam çiçek buketine benzetti ve bana hediye etti 🙂

Hayal Vadisi

Vadinin tepelerine çıkmak biraz tracking havasında olduğundan ayağınızda da uygun ayakkabılar olmasına dikkat edersiniz … Hayal vadisi ile ilgili detaylı bilgileri diğer blogumda bulabilirsiniz : http://kahverengitabelalar.blogspot.com/2013/03/dervent-hayal-vadisi-kapadokya.html
 
 
ÜRGÜP
 
Hayal Vadisindeki tur rehberlerinin önerisi ile Ürgüp’e doğru yola çıkıyoruz. Normal bir kasaba görünümündeydi, biraz turladık ama gözümüze çarpan bir yer olmayınca yoldan geçen birine etrafta gezilecek yer olup olmadığını sorduk. Bize önerdiği yerler : Asmalı Konak ve Yer Gök Aşk dizilerinin çekildiği evlerden ibaretti. Buralar bizim gibi kahverengi tabelaların peşinde dolaşan gezginler için pek uygun olmadığından Ürgüp’ten ayrılıyoruz.
 
Ürgüp
 
Ürgüp’ten çıkıp tekrar Göreme yolundan otelimize doğru dönüş yoluna giriyoruz. Ancak birkaç km sonra yol kenarındaki tur otobüsleri dikkatimizi çekiyor. Bu bölgede eğer birkaç tur otobüsünü yanyana görüyorsanız orada kesin görülmeye değer birşeyler var demektir. Biz de arabamızı kenra çekip bakıyoruz ki Ürgüp ile ilgili resimlerde görülen o meşhur peribacaları burada. Sadece 2 tane ama boyutları gerçekten büyük.
 
Ürgüp


ORTAHİSAR KALESİ
 
Kapadokya’da gezdiğimiz son yer ise Ortahisar Kalesi. Kasabaya tam girmeden önce uzaktan görüntüsünün Uçhisar Kalesi‘nden hiçbir farkı yok. Ama kasabaya girince burasının daha kalabalık bir yer olduğunu görüyoruz. Günümüz çok yoğun ve yorucu geçtiği için kaleye girmiyoruz ancak bu kalenin Uçhisar’daki kaleden daha yüksek olduğunu söyleyebilirim. Yapı olarak ise çok farkı yok.
 
 
Ortahisar kalesi
 
Tekrar otele dönüş yoluna giriyoruz ve Ortahisar Kalesine karşı tepeden son bir bakış atıyoruz. Bu taraftan bakınca manzara daha güzel 🙂
 
Ortahisar Kalesi
 
 
Kapadokya’da yapmadan gelme :
 
  • Uçhisar kasabasının meydanındaki pidecide tulum peynirli pide yenmeli
  • Hayal Vadisi mutlaka akşam üstü gezilmeli, fotoğraf açısından ışık akşamüstü daha uygun
  • Paşabağ vadisinde peribacalarının arasında yürünmeli
  • Göreme açık hava müzesi çıkışındaki Tokalı Kilise mutlaka gezilmeli
  • Uçhisar kasabasından hediyelik heykelciklerden alınmalı
  • Biz yapamadık ama siz balon ile tur yapmadan dönmeyin


Dikkat edilmeli :

  • Yanınızda mutlaka çok rahat spor yada yürüyüş ayakkabıları olmalı
  •  Fotoğraf makinanızın pili bu parkura yetişmeyebilir, tedarikli olunmalı
  • Yanınızda mutlaka hem yağmurluk hem de ince giyisiler bulunmalı, hava birden değişiyor


9 Comments on “Kapadokya”

  1. Ben iki kez gidip gezdim.Bir kere daha olsa yine gitmek isterim.Farklı bir coğrafya,dünya insanlarıyla birarada olmak güzel hisler veriyor insana.Eylül-Ekim aylarında gezmeyi tavsiye ediyorum merak edenlere.Sevgiler…

  2. Verdiğiniz bilgi için çok teşekkürler. 2 gündür Kapadokya hakkında internette sizin yazdığınız kadar bilgiye sahip olamadım.

Serdar ÖZDEN için bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir