Kayseri



Erciyes Dağı

 

Kimlerden duymuştum ilk, hiç hatırlamıyorum ama; Kayseri’nin çok modern çok güzel bir şehir olduğu kalmış aklımda… Geçen senelerde Sadık da gitmişti ve o da benzer şeyler söylemişti. Kapadokya‘ya gitme niyetiyle uçak biletlerimizi alırken özellikle Kayseri üzerinden gitmeyi seçtik ki bir günümüzü de Kayseri’ye ayırabilelim …

 

Kapadokya Kayseri arası yaklaşık 100 km, sabah kahvaltı sonrası otelden çıkıp Kayseri’ye doğru yol alıyoruz. Bizi Erciyes dağının eşsiz manzarası karşılıyor kısa bir süre sonra. Kayseri’ye varana kadar da bizi takip ediyor 🙂

 

Kayseri



 

Şehre girince ilk işimiz havalimanına gidip Budget yetkilisi ile buluşmak, kiraladığımız aracı teslim edip Kayseri’yi arabasız gezeceğiz. Ancak araç yetkilisi çok iyi çıktı şansımıza. Eşyalarımızı ona emanet ettik akşam uçuş vaktinde teslim alacağız.

 

Sucuk v.s. gibi alışveriş yapmak için birkaç öneri istedik bizi hemen kazıklanmayacağımız ve iyi ürün bulacağımız bir dükkana götürdü. Sucuk Kayseri’nin en meşhur ürünlerinden biri, her köşe başında sucuk, pastırma satan dükkanlar var. Fiyat aralığı 15-45 TL arası değişiyor. Bizim gittiğimiz yer temiz bir dükkan, 1 kg kadar sucuk alıyoruz, fiyatı 30TL ama lezzeti hakikaten çok iyiydi. Malesef dükkanın adını hatırlamıyorum … Kayseri mantısı da çokça satılan ürünlerden, fiyatı 12TL idi ancak biz almadık.

 

Sucuk alışverişinden sonra Budget yetkilisi gitmek istediğimiz yere kadar bizi götürebileceğini söyledi, bizde bizi Arkeoloji müzesine bırakmasını rica ettik. Her zaman olduğu gibi şehir gezimize müzeden başlıyoruz …

 

Kayseri Müzesi

 


Kayseri Müzesi

 

 

Kapadokya başta Nevşehir olmak üzere Kırşehir, Niğde, Aksaray ve Kayseri şehirlerini de kapsayan büyük bir bölge. Genelde sadece Nevşehir’deki peribacalarından ibaret olduğu konusunda yanlış bir bilgi vardır bilinen. Oysa ki Kayseri de Kapadokya bölgesine dahildir.

Bu sebeple çok sayıda antik eser ve antik kent oluşumu bulunmaktadır.

 

Bu bilgiler ile beynimizi doldurup çok zengin içerikli bir müzeyi gezeceğimizi düşünüyordum, ancak tam bir hayal kırıklığı oldu benim için. Müze Kartınız ile ücretsiz oalrak girebiliyorsunuz. Müze aslında 2 katlı ama gezi alanı sadece giriş katta bulunuyor, 2 salon ve bir koridordan oluşuyor. Ayrıca bahçede de segilenen eserler mevcut.

 

 

1. salon


2. salon

 

Bahçe

Müze gezimizden sonra Kayseri’deki gezi rotamız belirli aslında ancak bu rotanın çok fazla vaktimizi alacağını sanmıyoruz. Bu sebeple şehir gezisinden önce hem vakit geçirecek hem de daha keyifli bir fikir arıyoruz. Sadık Kayserispor’un maçına gitmeyi öneriyor, ben ise Erciyes’e çıkmayı öneriyorum. Kısa bir mütala sonunda dağa çıkmaya karar veriyoruz.

 

 

Erciyes Kayak Merkezi

 

Müze binasının arka tarafında bir mezarlık var ve nezarlığın hemen karşısından DEVELİ minibüsleri kalkıyor, Budget yetkilisi bu minibüsler ile dağa çıkabileceğimizi söylemişti. Hemen gidip ilk minibüse biniyoruz yalnız ücreti bayaa pahalı. Tek gidiş kişibaşı 7 TL.

 

Yaklaşık 35-40 dakikalık bir yolculuk sonrası Kayak merkezinin giriş kapısında iniyoruz. Günlerden pazar olduğu için oldukça kalabalık. Amacımız teleferik ile dağın zirvesine çıkıp eşsiz manzarayı izlemek. Ancak pazar günleri kayak malzemeleri olmayanların teleferiğe binmesi yasakmış. İzdiham olmaması açısından mantıklı gelse de üzüldük.

 

Erciyes Kayak Merkezi




Çok güzel bir tesis yapmışlar ve söylemeden geçemeyeceğim; Kayseri halkı gerçekten kayak konusunda azımsanmayacak derecede ilgili. Serbestçe kayak yapılabilecek bir bölüm var ilk girişte, çoluk çocuk herkes kayak yapıyor. Yalnız belirtmek isterim düşüp kalkmıyor, kayak yapıyor (!) Acemilerin de kaydığı yerler var ancak sanırım burada bizim gibi günübirlik gelenler kayıyor.

 

 




Erciyes Kayak Merkezi

 

Kayak merkezinde gezerken Sadık’ın da canı kaymak istedi, onu biraz cesaretlendirince de soluğu kayak kiralama dükkanlarının önünde aldık. Buraya gelip hem kayak kıyafetlerinizi hem de kayaklarınızı kiralayıp dilediğiniz kadar kayabilirsiniz. Fiyatlar da çok cazip. Alt-üst takım günlük 20TL, kayak ise günlük 15 TL. Biz kıyafet için biraz pazarlık yapıp her ikisini toplam 30 TL kiraladık. Eğer günlük değil de saatlik kiralayacaksanız herbiri için 10TL ödüyorsunuz. Çok fazla seçenek var istediğiniz dükkandan alışveriş yapaiblirsiniz.

Erciyes Kayak Merkezi


Sadık başta biraz çekindi, hatta baya düştü kalktı ama sonra alıştı. Meğer kaymak zevkli birşeymiş diyor 🙂 Yaklaşık 2-3 saat burada vakit geçirdikten sonra kayak malzemelerini teslim edip artık şehre dönüyoruz. Geldiğimiz gibi minibüs ile dönmeyip otobüse binmek istiyoruz. Ancak biletimiz yok, satın almak istiyoruz ama malesef satan da yok. Otobüsün içinde bir amca saolsun bize 2 adet bilet verdi, hatta parasını da ısrarla almadı. Kayseri insanı çok yardımsevermiş …


Seyyid Burhaneddin Türbesi

Kayseri meydanında otobüsten inip artık şehir gezisine başlıyoruz. Kayseri’de görülmesi gerek çoğu şey bu ana cadde üzerinde sıralanmış. Öncelikle Mevlana’nın hocası olan Seyyid Burhaneddin türbesine gidiyoruz. Türbe klasik, içeri girip duamızı ediyoruz.

Seyyid Burhaneddin Türbesi

Alaca Kümbet

Alaca Kümbet ana cadde üzerinde, hatta yolun tam ortasında bulunuyor. Buraya gelmeden önce kümbet ne demek bilmiyordum. Araştırma yaparken gördüm ki Kayseri’de çok sayıda kümbet var. Alaca Kümbet de bunlardan biri. Açıkcası çok çekici bir özelliği yok. Kümbet, Selçuklular zamanında yapılan kendine özgü yapısı olan anıt mezarlardır. Genellikle büyük devlet ve din adamları için yapılırmış.

Alaca Kümbet

Hunat Hatun Camii

Meydanın tam ortasında bulunan bu cami 1238 yılında Selçuklu hükümdarı 1. Alaaddin Keykubat’ın eşi Hunat Hatun için yaptırılmış. Klasik Selçuklu mimarisinin tüm özelliklerini taşıyor. İçeriye girmeyip kapıdan biraz baktık. Eser olarak güzel bir yapı.

Hunat Hatun Camii

Hava iyice soğumaya ve kararmaya başlayınca daha fazla gezmeyip bir yerde oturup yemek yiyelim dedik. Kayseri’nin mantısı meşhurdur, ben de severim mantı ancak burdaki mantı biraz sulu yemek gibi salçalı ve bol sulu. Bu sebeple tercih etmiyoruz. Vedat Milör üstadın önerisi ile Cıvıklı yemek istiyoruz ancak bir çeşit pide olan bu yöresel yemek sadece Develi ilçesinde yapılıyormuş. Kayak merkezi Develi ilçesine çok yakın. Keşke orada şansımızı deneseydik diye çok pişman olduk ancak yapacak bişey yok. Zaten günlerden pazar olduğu için heryer kapalı. Mecburen kendimizi bir kebapçıya atıp klasik seçenekleri değerlendirmek zorunda kalıyoruz.

Merkezden havalimanına giden otobüse binip bizi İstanbul’a götürecek uçağımıza yetişiyoruz. Kayseri’yi pek sevmedim, şehir olarak güzel ama turistik açıdan pek cazip gelmedi. Eğer Kapadokya’ya Kayseri üzerinden geçecekseniz buraya 2-3 saatinizi ayırmanız yeter. Ama kayak için gelecekseniz bu sözlerim geçerli değil…

Kayseri Erkilet Havalimanı

One Comment on “Kayseri”

Yüce rent a car için bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir