Batum


Eşimin memleketinin Rize olduğunu biliyorsunuz artık. Bu sebeple neredeyse her sene bir Karadeniz seyahatimiz oluyor ve her seferinde mutlaka Batum’a geçiyoruz.  İlk seferinde turistik amaçla başladığımız bu günübirlik seyahatler artık sadece gastronomik bir hal aldı. Çünkü bir kere tadınca Gürcü yemeklerinden vazgeçebilmek pek mümkün değil…



Batum’a çeşitli şekillerde gitmek mümkün, Karadeniz Turları ile bölgeye gelenler genellikle tur otobüsleri ile geçiyorlar. Uçak ile direk Batum’a ulaşmak da mümkün yada bizim gibi araba ile de geçebilirsiniz. Eğer aracınız kiralık ise sınırdan geçemezsiniz, araç ruhsatının pasaport sahibi ile aynı olması gerekiyor, bilginiz olsun.

Gürcistan Türk vatandaşlarına vize uygulamıyor, hatta sınırdan geçmek için pasaport sahibi olmanıza bile gerek yok, TC Kimlik Belgesi ile geçiş yapabiliyorsunuz. Sadece yurtdışı çıkış harcı yatırmanız yeterli (15TL) Çıkış harcınız ile beraber kimliğinizle gümrükten geçip Gürcistan’a giriyorsunuz. 2013 yılında Gürcistana ilk geçişimi kimliğimle yapmıştım ancak bu biraz prosedürü uzun bir işlem, kimliklerimiz biometrik olmadığından kişisel bilgilerimiz ile ilgili form doldurmamız gerekiyor, polis memuru da bu bilgileri tek tek giriş yapıyor. Yani işlem biraz uzun. Eğer pasaportunuz varsa bu işleme gerek olmadan hemen geçiş yapabiliyorsunuz.



Son 2 yıldır ise karşılaştığımız bir sıkıntıdan bahsetmek istiyorum, bizim visesiz giriş-çıkış yapabildiğimiz gibi Gürcü vatandaşlarda aynı şekilde girip çıkıyorlar Türkiye’ye. Ancak biraz değişik insanlar, kesinlikle sıraya girme gibi bir huyları yok, sıraya girmedikleri gibi sıradakilere karşı saygıları da yok. Direk itip kakmak suratiyle öne geçip çirkeflik yapıyorlar. Sınır giriş çıkışı bu yüzden sıkıntılı, malesef çözümü de yok. Her seferinde bir daha gelmicem diyerek çıkıyorum gümrük kapısından, neyseki bir sonraki sefere kadar unutmuş oluyorum 🙂

Biz arabamızı Hopa sınırındaki otoparka bırakıp sınırdan yürüyerek geçiyoruz. Batum tarafına geçtikten sonra, minibus, otobüs yada taksi ile şehir merkezine ulaşmak çok kolay. Minibüs ile kişibaşı 1,5 Lari, otobüs ile kişibaşı 1 Lari ödüyorsunuz. (1 Lari = 0,80 TL) Yolculuk yaklaşık yarım saat sürüyor.




Batum, yemyeşil dağlar ile kilometrelerce uzayıp giden bir kumsal arasındaki geniş bir düzlükte kurulmuş bir şehir. Gürcistan özerk bölgelerinden Acara Cumhuriyeti’nin başkenti olan Batum, şahane doğasıyla dağ ve denizi buluşturan güzel bir şehir. Gürcistan’ın birçok şehrinden daha kısa bir tarihi olmasına rağmen, çekiciliği, mimarisi, huzurlu atmosferi, iyi restoranları ve gece hayatı ile Batum, dikkatleri üzerine çekiyor.

Batum tarih boyunca Osmanlı devleti ile Rusya arasında gidip gelmiş. Önce Kanuni Sultan Süleyman zamanında fethedilmiş, 300 yıl Osmanlı hakimiyetinde kaldıktan sonra Osmanlı-Rus savaşıyla beraber Rus hakimiyetine geçmiş. Mondros Mütarekesi sonrasında ise önce İngilizlere, sonra Gürcistan’a bırakılmış. Batum, 1918 yılında kurulan Demokratik Gürcistan Cumhuriyeti sınırları içinde kalmış. Şehir 16 Temmuz 1921′de kurulan Acara Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’nin yönetim merkezi olmuş


 
Batum’a girdikten sonra yol parası için yetecek kadar para bozdurmanız yeterli çünkü sınır kapısındaki döviz bürolarının oranları sizin lehinize değil. Sadece 10TL kadar Lari almanız size yetecektir. Şehir merkezindeki döviz bürolarının oranları daha iyi.

Sarp Sınır Kapısından Batum şehir merkezine giden yol boyunca sahili göreceksiniz, uzun sahil hattı boyunca oteller ve yazlık evler sıralanıyor. Şehir merkezine doğru yaklaştıkça da görüntü tamamen değişiyor: Deniz manzaralı yüksek katlı lüks apartmanların 500 bin Lari’den başlayan 3+1 dairelerinin hemen yanında Sovyetler Birliği döneminde yapılmış Gürcü toplu konutlarının boyasız dış cepheleri ve çamaşır kurutulan balkonları karşı karşıya. Bu manzara anlatılmaz, görmeniz gerek…

 


Batum sahil yolu kıvrıla kıvrıla yaklaşık 4 km boyunca deniz kenarında parklar, havuzlar, yürüyüş ve bisiklet yolları, bahçeler ve lüks restoranlarla devam ediyor. Intourist Batum Hotel’den Alfabe Kulesi’ne kadar devam eden sahil bölgesine Batum Bulvar Park deniliyor. Park boyunca yer alan Intourist Batum Hotel, Batum Sheraton Hotel, Batum Radisson Blue Hotel ve yapımı devam eden ama kumarhanesi çalışmaya başlayan Mövenpick Hotel Batum’da kumarhaneler var ve buralara pasaport veya kimlikle giriyorsunuz.



Yaklaşık 5 km uzunluğunda sahili olan bu park şehrin merkezinden rahatlıkla denize girebileceğiniz temiz ve her türlü yeme içme tesislerine sahip olan bölgesi. İster şezlong ve şemsiye kiralayın isterseniz havlunuzu çakılların üzerine serip güneşlenin.

Batum Bulvar Park’ın Alfabe Kulesi’ne yakın olan tarafında deniz kenarında restoranlar ve kafeler sıralanmakta. Bu parkın en ilginç özelliklerinden birisi ağaçları ve yeşil alanlarıdır. Sub-tropikal iklim nedeniyle Akdeniz gibi muz ağaçları, Güneydoğu Asya gibi bambu ağaçları ve Afrika gibi palmiye ağaçları bulunmakta. Burada çocuklar için oyun parkı ve açıkhava spor parkı da bulunmakta.



Parkın bittiği yerde Alfabe Kulesi var. Çelik platform ile 2011’de bir kule yapmışlar ve dış cephesine Gürcü alfabesindeki harfleri panolar halinde yerleştirmişler.



Alfabe kulesiniin hemen karşısında ise bir dönmedolap var, tarihi bir yapı değil elbette ama oldukça eğlenceli. Kişibaşı 3 Lari.



Limana doğru 10 dakika giderseniz deniz kenarında bulunan Batum Teleferik istasyonuna gelirsiniz. Bu istasyondan teleferiğe binince yaklaşık 6 dakika boyunca Batum manzarasını izleyerek Sputnik Tepesi’nin arkasındaki tepeye ulaşıyorsunuz. Üst istasyonda inince Batum’u çok yukarıdan, Sarpi yolunu ve Tiflis yolunu görecek kadar yukarıdan izleyebiliyorsunuz. Üst istasyonda kafe, restoran gibi tesisler bulunmakta. Teleferik ücreti 10 Lari.

 

Şehir merkezinde, Batum teleferik istasyonu ile Piazza arasında kalan bölge Türk Mahallesi’dir. Şehrin ortasında yer aldığı için Orta Mahalle de denilmekte. Batum şehir merkezindeki tek cami burada. Mahalle sakinlerinin çoğu Türk kökenli Gürcü vatandaşları yani Acara Türkleridir. Mahalledekilerin bir kısmı 2000 yılından sonra Türkiye’den buraya gelen esnaflar; lokanta, kasap, berber, kahvehane, telefon bayisi gibi esnaflarla Türkçe anlaşmanız daha kolay.
 
 
 
 
Uzaktan şehir merkezine baktığınızda binaların üzerinde sivri çatılı bir saat kulesi göreceksiniz. Burası Türk mahallesinden iki sokak ilerideki Batum Piazza, Venedik Kulesi benzerinin bulunduğu yer. Batum için geniş sayılacak bir meydanın çevresinde kafe, restoranlar ve dükkanlar var. Akşamları meydanda müzik ve ışık gösterisi eşliğinde yemek yiyebilir ve eğlenebilirsiniz.
 
Bu meydanda sizlere önereceğim bir restoran var, adı Shemoikede. Öncelikle Vedat Milör tavsiyesi ile gitmiştik, daha sonra Löplöpçü Semih abinin derin tecrübesine güvenip defalarca gittik. Hiçbir seferinde pişman olmadık. Hınkal, Haçapuri ve muhteşem gazozlarını denemenizi şiddetle tavsiye ederim. Piazza meydanında kime sorsanız size tarif edecektir. Bu yıl Şubat ayında yaptığımız gezide 4 kişi tıkabasa yedik içtik gelen hesap 56 Lari.
 
 
 
 
 
Piazza’dan dört sokak ileride Avrupa Meydanı var. 2011 yılına kadar buranın adı Medea Meydanı’ymış. Medea, antik dönemde Gürcistan’ın kurucusu ve koruyucusu kabul edilen prensesidir. Meydanın ortasındaki 20 metrelik obelisk (dikilitaş) üstünde Kraliçe Medea’nın heykeli ve elinde “Altın Post” durmakta. Obelisk’in 4 cephesinde birer adet kabartma var, Altın Post’u almak için gelen Herkül (Herakles) ve Arganoutlar’ın macerasını anlatan küçük panolar bunlar.
 
 
 
 
Meydanın dört tarafında Baltık – Rus mimarisi tarzında binalar bulunmakta. Soğan biçimli kubbeler, külahlı kuleler, bina çatılarındaki heykeller ve büstler meydana Prag havası veriyor. Binaların 1-2 tanesi 80-100 yıllık, geri kalanlar eski görünümlü yeni yapılan binalar.
 
 

 

 
 
Karadeniz’in en doğusundaki liman olan Batum Limanı, Orta Asya ile Avrupa’yı birbirine bağlayan önemli bir ticaret merkezidir. Batum Limanı, Hazar Denizi petrolünü ve Kazakistan doğalgazını Avrupa’ya aktarmakta. Liman yakınından geçerken demiryolunda göreceğiniz ham petrol konteynerleri bunu size “koku” ile hemen anlatıyor.
 
 
 
 
Liman yolunu takip ederek Kobuleti – Gori – Tiflis yönüne doğru şehirden çıkın. “Megrel Lazuri” isimli restoran ve karşısındaki Batum tren istasyonuna göreceksiniz. 5 km daha yolunuza devam edince “Batum Botanical Garden” tabelasını göreceksiniz ve sağdaki yola gireceksiniz. Parkın çok sayıda giriş kapısı var, zamanınız az ise veya yürümeyi fazla sevmiyorsanız buradan gitmek en iyisi. Bu kapı alt kapı olup, parkın yürüyerek 1 saatte gezebileceğiniz küçük bir bahçesi olan “Lover’s Park” (Aşıklar Parkı) bahçesine gelirsiniz. 6 yaşından büyük herkes 10 Lari ödüyor.
 
 
 
 
Batum Botanik Parkı 1886 yılında yapımına başlanmış ve 1900’lerin başında tamamlanmış. Dünyanın en eski ve kapladığı alan bakımından 111 hektar ile dünyanın en geniş botanik parklarından biri ve peyzaj olarak iyi planlanmış. Kütüphanesinde 40.000 kitap, herbarium’da 48.000 tür, “Aşağı” “Yukarı” ve “Deniz Kıyısı” olarak 3 bölümde otsu ve odunsu olmak üzere 771 canlı bitki türü bulunuyor. Parkın içinden geçen demiryolu tüneli Batum ile diğer şehirleri birbirine bağlıyor. Batum Botanik Parkı’nın tümünü yürüyerek gezseniz muhtemelen bir hafta sürer.
 
 

 

 

 
 
3 kere gittiğim Batum’a eğer son seferde sınırda yaşadığımız olumsuzlular unutursam tekrar gideceğime eminim. Özellikle vizesiz olması, kolay ulaşılabilir bir konumda olması ve ucuz olması sebebiyle Karadeniz turuna çıkanlara mutlaka Batum’a geçmesini öneririm. Eğer kumar tutkunuz yoksa konaklamanıza gerek yok 🙂
 
 
 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir