Küba… İnsan gözünün görebileceği en güzel yer

Son yıllarda Küba değişiyor, değişmeden görün sözlerini çok duyar olduk. Sosyalizmle yönetilen Karayipler’deki bu adada nasıl bir hayat olduğunu çok merak ediyordum. Gitmeden önce Küba ile ilgili aklımda çok soru vardı. Ama şimdi aklımda daha fazla soru var. Şurası net: Küba çok büyük bir değişimin eşiğinde ve sonucunun ne olacağını hiç kimse bilmiyor.

Kristof Kolomb’un yeni kıtaya ilk ayak bastığı yer Küba ve burayı görür görmez; “insan gözünün görebileceği en güzel yer” burası demiş. Şimdi ise zorlu ve zorunlu değişimin başladığı coğrafyalardan biri burası. Geçmişte köle ithal eden Küba şimdi sosyalizmin güçlü kalesi. Yüzyıllar içinde sömürgeliğin acılarını da ambargo dayatmalarını da yaşamış ama direnmeyi hiçbir koşulda bırakmamış insanların ülkesi Küba.

Karayiplerin en büyük adası olan Küba, palmiye ağaçları, kavurucu sıcakları, bakir koyları, müzik sesiyle çınlayan sokakları, adadaki herkese yetecek romu ve dünyanın en kaliteli puralarıyla bir yeryüzü cenneti. Küba’nın nüfusu 11 milyon. Maaşlar düşük, fiyatlar her yıl yükseliyor, hayat zor. Her yerde kuyruk var, raflarsa boş. Uzun yıllardır insanlar ambargodan bunalmış. Ancak yüzlerde mutluluğun haklı bir gururun izi var; güce, sömürüye boyun eğmemenin gururu ve mutluluğu… Müzik ise her yerde. Yokluğun içinde doyasıya eğlence var, kulaklarda Buena Vista Social Club, bedenlerde ise salsa… 

Küba, Fidel Castro’nun devrimi gerçekleştirdiği 1958’den bu yana sosyalizmle yönetiliyor. Devlet herşeyin sahibi; marketlerin, mağazaların, fabrikaların… Halka yeteceği kadar yiyecek ve maaş veriyor, işsizlik sorunu yok ve herkes neredeyse aynı maaşı alıyor. Her ailenin bir karnesi var, bu karne ile alabilecekleri şeyler un, şeker, pirinç, yumurta v.s.

Küba’da iki türlü para kullanılıyor. Biri halkın kullandığı peso, diğeriyse turistlerin kullandığı CUC. Ancak artık pesonun 24 katı olan CUC o kadar yaygın ki, devletin maaşları ödediği peso günlük hayatta neredeyse kullanılmıyor. 1 CUC yaklaşık 1 EUR eşit. Çalışanların ortalama maaşları 20 ile 35 CUC arasında değişiyor. İyi bir hayat yaşamak isteyen Kübalı’nın bu maaş ile geçinmesi mümkü değil, bu sebeple daha fazla CUC kazamak için turistik işler yaparak ek gelir elde ediyorlar. Eskiden yasakmış ama devlet artık bu turistik ek işlere izin veriyormuş.

Küba ekonomisinin yetersizlikleri ve Küba halkının ihtiyaçları görmezden gelinemez. Yine de Küba’da Bagladeş, Hindistan, hatta digger Güney Amerika ülkelerinde görülebilecek yoksulluk görüntüleri yoktur. Sokaklarda yatan evsizler yoktur, karneleri ile aldıkları gıda yardımı yeterli olmasa da açlık çeken halk diye bir sorun yoktur. Sağlık ve eğitim ücretsiz olduğundan ortalama yaşam süresi 77 yılı geçmektedir. 

Küba, güçlü bir ekonomiye duyulan gereksinim sonucu kapılarını turizme açmış. Bu sektör, şeker endüstrisini geride bırakarak ülkenin birincil gelir kaynağı haline gelmiş. Ancak rehberimizden aldığım bilgiyi duyunca yine de şaşırmaktan kendimi alamadım, bu küçük ada ülkesine yılda sadece 3 milyon civarında turist geliyormuş. Halbuki millyonlarca turist gittiğini düşünüyordum, sebebi ise kapasitelerinin çok düşük olmasıymış. Milyonlarca turisti ağırlayacak ne alt yapı ne de üst yapıları mevcut değil malesef.

Birçok kişi için Küba bir deniz, güneş ve kumsal ülkesi. Nedeni ise çok açık; bembeyaz kumsallar göz kamaştırıcıdır. Kuzeydeki Varadero‘nun uzun sahili bunların en ünlüsüdür. Ama Küba’da yapılabilecek etkinliklerin çeşitliliği gittikçe daha çok sayıda insanı denizden ve kumsallardan öteye çekiyor. 

Adanın doğu köşesinde, Küba’nın en yüksek sıradağları olan ve çok sayıda ayaklanmaya ve mücadeleye sahne olmuş Sierra Maestra, batıda Pinar del Rio‘da boyları 400 metreye ulaşan büyük kireçtaşı kayaları ve yeşil tütün tarlaları ile ünlü Vinales Vadisi, ortada bereketli Sierra del Escambray dağları ve eski şeker kamışı tarlaları yer alır.

Bu doğal güzelliklerin yanında Küba’nın son derece etkileyici şehir ve kasabaları var. Bunların en başında tabiki Havana geliyor. Bu büyüleyici şehir İspanyol sömürgeciliğinin mimarisiyle kıpır kıpır sokak yaşantısını ve bir dizi kültürel etkinliği bir araya getirmiş.

Trinidad; kasaba evleri, kiliseleri ve dolambaçlı, arnavut kaldırımlı sokaklar üzerine inşa edilmiş zarif binaları ile sömürge döneminin izlerini taşıyor. Yaşam dolu Santiago de Cuba, İspanyol, Fransız ve Afrika kültürlerinin renkli bir karışımıdır.

Puro

Eğer gerçek bir fabrika bulursanız puro turu, turistik bir atraksiyonun ötesine geçer. Kapısını bazen gezginlere açan Partagas’a gidin, ardından da puro mağazası Casa Abel’e uğrayın. Puro mağazasını işleten Jose Abel tam 19 yıl Partagas’ta çalışmış. Özel nemlendiricili dolabında içmeye ve üzerine konuşmaya değer pek çok özel puro türü bulunuyor.

Che Guevara

Küba ziyaretiniz öncesi belgesellere ve filmlere göz atarsanız Che’nin devrim için silahlı mücadele verdiği yıllarda Santa Clara’da geçen en önemli olayı hatırlayacaksınızdır. Batista yönetimini silahlarının bulunduğu trene el koydukları Santa Clara, Che’nine n sevdiği yerlerden biriymiş. Bu nedenle, 39 yaşında Bolivya’da öldürülen Che’nin mezarı Santa Clara’ya taşınmış. Mozoleni bulunduğu yerde Che’nin bazı özel eşyaları da var. Metal yıldızlı beresi, tabancası, Zenit marka fotoğraf makinası, purosuyla sıradışı bazı fotoğrafları burada görebilirsiniz.

Bu yazımda size Küba ile ilgili genel bilgilerden bahsetmek istedim, daha detaylı gezi yazılarımı her şehir için ayrı ayrı yazacağım. Küba ile ilgili bence bilmeniz gereken en önemli şey gezi planı yapma aşamasında organizasyonu nasıl yapmanız gerektiği. Biz bir tur şirketinden paket tur larak gezdik, özellikle yerel rehberimiz çok iyi olduğu için hem birçok bilgi edindik hem de çok eğlendik.

Eğer sizzler paket tur almak istemez kendi organizasyonumuzu kendimiz yaparız diyorsanız, bilmenizi sterim ki Küba’da yerel bir rehber tutmazsanız tam anlamıyla gezmeniz çok zor. Çünkü toplu taşıma diye bir olay yok, araba kiralama olanakları çok kısıtlı, şehirler arası kendiniz gezmeniz pek mümkün değil. Bu sebeple programınızı yapmadan once çok iyi araştırmanızı özellikle tavsiye ederim. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir