Helsinki

Finlandiya’nın başkenti Helsinki, aynı zamanda ülkenin en büyük şehridir. Şehrin nüfusu 750.000 civarında. Baltık denizinin üst kısmında yer aldığından yılın büyük bir kısmında hava sıcaklığı düşüktür. Burayı gezmek için en uygun mevsim ilkbahar ve yaz ayları olacaktır. Biz Ağustos ayında gitmemize rağmen üstümüze ince bir mont giymeden gezemedik. Baltık başkentleri turumuzun ilk durağı olan Helsinki diğer Baltık ülkeleri arasında hayat şartları en pahalı olan ülkelerden biri. Bizim de şu an kadar gittiğimiz en pahalı ülke oldu. Magnet fiyatlarını baz alarak bir yorumda bulunmak gerekirse burada magnetler 5 EUR civarından başlıyor.


Helsinki, nispeten ufak bir şehir merkezine sahip olduğundan herhangi bir taşıt kullanmadan gezilebilecek bir başkent. Sahip olduğu bir sürü müzenin dışında özellikle Senato Meydanı’nda bulunan Helsinki Katedrali, taşa oyulmuş Temppeliaukio ve Uspensky katedrallerini görmeye değer. Yerel alışveriş ve yerel yemek için deniz kıyısında bulunan Market Square tercih edilebilir.


Helsinki Katedrali

Senato Meydanı’ndaki en büyük, en etkileyici ve heybetli beyaz yapı. Yeşil kubbeleri ve dört bir cephesindeki alınlıkların üzerindeki 12 havari heykelleri ile muazzam bir görüntüsü var. Şehrin her köşesinden göebileceğiniz bu heybetli yapının içi ise dış cephesinin aksine oldukça sade. Katedal, Lutherian meshebine dahil bir dini mabet.

 

Helsinki Katedrali


Uspenski Orthodox Katedrali
 
Helsinki Limanına 10 dk. yürüme mesafesinde, limandan bakışta ilk dikkat çeken Rus Ortadoks katedrali, Rus mimar Aleksey Gornostayev tarafından tasarlanmış olup, mimarın ölümünün ardından 1862-1868 yılları arasında yapılmış. Mesih ile on iki havariyi temsil eden 13 adet yeşil/altın renkli kubbesi var. Giriş ücretsiz.
 

Uspenski Orthodox Katedrali


Senato Meydanı

Şehrin yerleşimi sebebiyle Helsinki ziyaretinizde yolunuzun mutlaka geçeceği ve günün her saati turistlerle dolu meydanda yer alan Helsinki Katedrali, Fin Senatosu, Helsinki Üniversitesi binaları ile Rus Çar’ı 2. Aleksander heykeli ilginizi çekecektir. Helsinki’nin en kalabalik, en turistik yeri bu meydan, merdivenlerde oturup etrafi seyretmek çok keyifli.

Senato Meydanı


Temppeliaukio 

Mutlaka görülmesi gerekli, enteresan ve ilginç bir mimari eser Temppeliaukio yani “Kaya Kilisesi”. Sert kayalıklarının içi oyularak inşa edilen kilise, 13 metre yüksekliğindeki bakır kaplama kubbe ve kubbe içindeki tavanı sarmal biçimde kaplayan 22 km uzunluktaki bakır tellerle muhteşem bir mimari sergiliyor. Penceresi olmayan kilisenin ışıklandırması cam kubbeden içeri yansıyan doğal ışık, yapının doğal kaya yüzeyleri ve duvarlar üzerine yansıtılan harika ışıklandırma ile de mistik bir görüntü yaratılmış. Bu doğal duvarlar aynı zamanda mükemmel bir akustik sağladığı için kilise zaman zaman konser salonu olarak da kullanılıyormuş. Giriş 3 EUR.

Temppeliaukio

 
Havis Amanda

Esplenadi parkının bittiği yerde konumlanan güzel bir deniz kızı heykeli. Tam merkezde olması sebebiyle mutlaka göreceksiniz. Heykelin çevesini çeşmeler, deniz aslanları ve balıklar çevrelemiş. Görsel açıdan güzel ancak çok önemli bir özelliği olmamasına rağmen Helsinki’nin sembollerinden biri.

Havis Amanda


Market Square

Helsinki kent merkezinde tüm yolların kesiştiği bölgede bulunan pazar yeri. Meydanda hediyelik eşya satan tezgahlar, manav tezgahları ile soman balığı satan tezgahlar mevcut. Arkasında Senato meydanı, bir tarafında liman ve Uspenskin Katedrali var. Helsinki’de hediyeliklerinizi alıp, karnınızı ucuza doyurabileceğiniz en uygun noktalardan birisi. Ucuz diyorsam; bir miktar somon, bolca haşlanmış sebze ve patatesten oluşan bir tabak 15€. Açık tezgahlarda hazırlanan ürünler için tezgahların arkasında çadırlarda oluşturulmuş oturma alanlarında oturup yiyebiliyorsunuz. Bir pir porsiyon alıp iki kişi paylaşıyoruz ancak burada martılara dikkat elinizdeki yiyeceklere saldırıyorlar. Magnet ve geyik boynuzundan yapılma hediyelikleri buradan alabilirsiniz.

Market Square
 

 

 


Sibelius Parkı
Bir gölün kıyısında rengarenk çiçeklerin, leylak ağaçların donattığı muhteşem parktaki dünyaca ünlü Fin besteci Jean Sibelius anısına 1967 yılında Eila Hiltunen’in boru kümelerinden oluşan bir ses dalgalarını andıran 600 den fazla çelik boruyu
su ile hızlı soğutma altında ‘metal inert gas’ teknolojisi ile kaynatıp yaptığı anıt Helsinki’nin en popüler heykellerinden biridir ve görülmeye değerdir.


Sibelus Parkı
Sibelus Monument


Suomenlinna Kalesi

Sumenlinna, Finlandiya’nın en önemli tarihi askeri yapılarından biridir. Helsinki yakınında yer alan ada üzerinde kurulu kale, 18. yüzyılda İsveçliler tarafından yapılmış. 1991 yılında UNESCO tarafından “Dünya Mirası” listesine alınan kaleye teknelerle geçebilirsiniz. Limandan sürekli feribot kalkıyor, adaya yarım saatte ulaşabilirsiniz. Feribot bileti gidiş-dönüş 5 EUR. Kale çevresinde 850 kadar kişinin yaşadığı bu ada Helsinki’de görülmesi gereken yerler içinde sayılabilir. Bizim vaktimiz kalmadığı için gidemedik.



Helsinki Limanı



Viking Line: Helsinki’den Tallinn’e geçiş

Helsinki limanından Talinn’e gitmek için kullandığımız feribot hattı Viking Line. Biletinizi internetten rahatlıkla alabildiğiniz gibi limandaki gişelerden de alabilirsiniz. Feribotun içi oldukça ferah, yiyecek içecek ve kahve imkanı var. Hatta içinde bar, casino makineleri ve duty free dükkanı da mevcut. Fiyatlar Helsinki’den daha ucuz. Finlandiya’lılar haftasonları bu feribottan kamaralı tur satın alıp ucuz içki ve eğlencelerden faydalanıyorlarmış. Helsinki -Tallinn arası 2,5 saat sürüyor. Biletler gününe ve saatine göre 20-40 EUR arası değişiyor.



Helsinki gezimiz burada sona eriyor, sıradaki Baltık başkentine doğru yoldayız… Tallinn…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir